Kızılcahamam ve Çamlıdere Jeopark & Jeoturizm projesi

Jeopark nedir ?

Jeopark ülkemizde ve dolayısıyla ilçemizde yeni telaffuz edilmeye başlanan bir kavram. 22.01.2010 tarihinde tanıtım toplantısı yapılan bu projenin anlaşılabilecek bir içerikle halka duyurulması gerektiğinden harteketle Kızılcahamam Belediyesi Jeopark koordinasyon merkezinin yaptığı açıklamayı kamu oyunun bilgisine sunuyoruz.

“Jeo” ve “park” kelimelerinin bileşimi olan bu kavram, ilçemiz için yeni bir turizm atağı olacaktır. Açılımı yapıldığı takdirde, doğal yer biçimlerinin, şekillerinin, çevresine yapılacak alt yapı ve sosyal tesislerle turizme açılması anlamını taşıyor.

Genel olarak dağlık bir bölgede yer alan ve geçmişinde bir çok volkanik etkinliğe sahne olan ilçemizde, birbirinden ilginç yer oluşumlarını görebiliyoruz. Dünyanın kabuğunun soğuması ve volkanik patlamalarla oluşan bu yer şekilleri, son yıllarda öncelikli bir turizm potansiyelini oluşturuyor.

Soğuksu Milli Parkı ve Çamlıdere Pelitçik köyü fosil ağaçları, Mahkeme Ağacin köyü tüfleri, Abacı peribacaları, Güvem Bazalt sütunları, Işık Dağı Karagöl, İğmir köyü mağaraları, Taşlıca Gelinkaya ve Kaplumbağa kardeşler kaya oluşumları, Kızık ve bir çok köşemizdeki fay kırıkları, Beşkonak köyü bitki ve hayvan fosil yatakları bu jeolojik oluşumlara birer örnektir.

Şimdiye kadar ilçemizde turizm denilince sadece kaplıcalarımız ve Soğuksu Milli Parkı akla gelmekteydi. Takdir edilmelidir ki, bu merkezlerin turizm getirisi de son yıllarda beklenilenin altında seyretmiş, bunca turizm değerine sahip olan ilçemizin turizmden niçin yeteri kadar faydalanamadığı konusu uzunca bir süredir gerek ilçe kamu oyunda tartışılmakta idi.

Bu anlamda yeni bir takım seçenekler bulup Kızılcahamam’ ın istifadesine sunmamız gerektiğinden, son yıllarda gittikçe cazibe haline gelen doğa turizminin önemli bir parçası, jeoturizmi ele almamız gerekiyor.

İlçemizde fazlası ile bulunan yukarıda belirttiğimiz jeolojik oluşumlar, değişen turizm anlayışına uygun olarak, bir proje dahilinde ülke ve dünya turizmine açılabilirse, ilçemizin kazanımı tahmin edilemeyecek kadar katlanacaktır.

Bunun yanında, jeolojik mirası korumak, talan edilmesini önlemek ve yaşatmak gibi bir insanî görevi de yerine getirmenin huzurunu duymuş olacağız.

Bu oluşumlara “Taş” olarak bakılırsa, ancak taş görülür. Ancak, dünyada bu oluşumları milyonlarca yıllık bir geçmişi barındıran birer vesika olarak değerlendiren, bu alanda alt yapı ve tesis çalışmaları yaparak insanlığın hizmetine sunan ülkeler, gelen milyonlarca ziyaretçi sayesinde çok önemli gelir elde ediyorlar.

Turizmi sadece Soğuksu’ da piknik yapmak ve yazın bir iki ay ilçeye gelen kısıtlı bir kesimin kaplıca tedavisi olarak düşünmek, güncel turizm anlayışından çok uzaktır.

Sahip olduğumuz zengin doğal yapımız, bize farklı seçenekler konusunda oldukça zengin bir menü sunuyor. Büyük şehirlerin sıkışık ve tek düze hayatından bunalan insanlar, artık rahatlamak için doğayı ve dolayısıyla jeolojik oluşumları seçiyorlar. Yaz, kış demeden; dağ tepe, dere, vadi, yayla vb. doğal mekânlar artık onlar için birer rahatlama aracı haline geldi. Son yıllarda sayısı birdenbire artan doğa gezileri bunun en açık belirtisi.

Jeopark; jeolojik oluşumların çevresinde yapılan düzenleme ve tesislerin tamamını kapsıyor. Kızılcahamam olarak bizim proje ve finans konusundan ziyade, projenin halk tarafından benimsenmesi daha önemli. Çünkü, inanç ve benimseme ile sonuca daha kolay ve hızlı bir şekilde ulaşmamız mümkün olacaktır. Buraya gelen ziyaretçilerin, her konuda ilçemizden memnun ayrılması, gelecek seneki ziyaretçi sayısında umulmadık bir artma meydana getirebilecektir.

Jeopark projesi ilçemiz yanında Çamlıdere bölgesini de kapsamaktadır. Pelitçik ve Yahşihan köyleri arasında yer alan fosil ağaç ormanı, 25 milyon yıllık geçmişi ile bölgenin çok önemli bir jeopark durağını teşkil etmektedir.

Bölgemizde tesbit edilen 26 adet jeopark durağı, yanlarında tanıtım levhaları, doğal dokuya uygun düzenlenmiş ve köy evi görüntüsündeki tesisler, çevredeki ekonomik faaliyetler (Çeşitli tarım ve hayvancılık faaliyetleri, köy ve yayla evleri) ve diğer doğal güzellikler ayrıca görsel bir katkı sağlayacaktır.

Projenin teknik yönü Ankara Üniversitesi tarafından yürütülmektedir. Teknik destek Finans konusunda ise fazlaca ümitliyiz. Gerek AB fonları, gerek kardeş şehir Weilburg’ un sağlayacağı imkânlar yanında Devlet Planlama Teşkilatı ile Kültür ve Turizm bakanlığının imkanlarını sağlamakta kolaylık göreceğimizi düşünüyoruz. Bu sayılan kurumlarla halen temaslar devam etmekte olup, yakın bir gelecekte yatırımlara başlanabileceği anlaşılmaktadır.

Bu arada, ilgilenen özel teşebbüse de Jeopark projesi yatırım ve işletme konusunda gerekli kolaylığı sağlamada tereddüt gösterilmeyecektir.
 

Yorum Yaz